Share This Article
Carlo Scaringi | İtalyanca’dan çeviren: Egemen Berköz
Herkes onu Fransız sanır, ama gerçekte, Fransızca çizgi romanın diğer pek çok yaratıcısı gibi, Belçika’da doğmuştur. Ama bu, aslında Tenten ile onu 1929’da yaratıp öldüğü 1983 yılına kadar çizmeyi sürdüren Hergé’nin (ya da Georges Rémi) uzun öykülerinin yalnızca ikincil bir yanıdır. Hergé öldüğünde de, ölümünden sonra ve yarım olarak yayınlanan Tenten et l’Alph-Art adlı çizgi romanı üzerinde çalışıyordu.
Geçmişte yalnızca düzensiz olarak bazı çizgi roman dergilerinde yer alan ve şimdi Comic Art’ın “büyük kahramanlar” dizisinde oldukça düzenli biçimde yayınlanan Tenten, bugün Fransa’da ve Fransızca konuşan ülkelerde kazandığı üne ve başarıya geçmişte asla ulaşamamıştı.
Neden mi? Anlamak zor.
Belki de, bu komik ve serüvenci, gerçekçi ve olağanüstü, eğlendirici ve tutkulu çizgi romanın bir türler karışımı olmasından ve onu bir türe sokmanın zorluğundandır: Tenten’in öyküleri ne yalnızca serüven, ne yalnızca gülmece ya da hiciv, bilimkurgu ya da polisiye öykülerdir.

1983 yılında hayatını kaybeden Hergé, kendi mirasını sürdüren Tenten için şu sözleri sarf ediyor: “Tenten tüm insanlığın mutluluğu için mücadele vermiyor. Ama tesadüfler ne zaman sefalet içinde, adaletsizliğe veya şiddete maruz kalan bir mağduru onun karşısına çıkarırsa, Tenten o kişinin tarafını tutuyor.”
Hiç büyümeyen ebedi bir çocuk
Sonuç ise, bütün bu türlerin hoş ve şaşırtıcı bir harmanıdır.
Her Tenten öyküsü bir buluşlar, yaratışlar, güldürüler, aynı zamanda da gizem ve gerilim hazinesidir. Bu on parmağında on marifet olan gazeteci, sadık köpeği Milu ve peşinden hiç ayrılmayan bir çift polisle, adları söylendiğinde biraz geç cevap veren Dupont ve Dupont ikizlerle birlikte dolaşmaktadır.
Her tür “kötü”yle (Jeune Afrique, bunların özellikle sömürgecilik karşıtı dönemlerde olduğu gibi, ırkçılığı çağrıştıran isimler taşıdığına dikkat çekiyor: Üçüncü Dünya ya da Yunan, Rus ve Musevi isimleri) savaşım içinde olan kahramanımız bir serüvenden diğerine koşar, Sovyet Rusya’dan (1929’daki ilk çizgi romanı) Kongo’ya, Mısır’dan (Firavun’un Puroları) Doğu Avrupa’ya (Ottokar’ın Asası), Peru’dan Nepal’e hatta Syldania ya da Nuovo Rico gibi varolmayan ülkelere kadar, dünyada gezmedik yer bırakmaz.
Artık milyonlarca basılan Tenten, – hep genç ve becerikli- dostluk, dürüstlük mesajını, belki biraz belirli bir dönem içinde, bazen de zaman dışı bir boyutta iletmekte.
Özetle, bu hiç büyümeyen ebedi çocuk, bizi belki de yalnızca düşlemde yaşayan bir dünyada dolaştırarak ama gittikçe büyüyen okur kitlesinin beklentilerini de karşılamasını bilerek, eğlenmeyi (ve bizi eğlendirmeyi) sürdürüyor.
Bu yazı, 1995 yılında yayımlanan “Gül Diken” dergisinin 6. sayısından alınmıştır.
