Georges Perec, düşünmenin oyunla, hatırlamanın düzenle, dağınıklığın ise beklenmedik bir anlamla nasıl yan yana durabildiğine tanıklık etmeye davet ediyor bizi.
Yılın sonunda yıl içinde yayımlanan kitaplar üzerine oluşturduğumuz seçkimiz, yılın ruhuna eşlik eden sesleri bir araya getiriyor; geride kalan zamanın edebi yankıları arasında dolaşmaya davet ediyor…
Steven Nadler ve Lawrence Shapiro, ‘İyi İnsanlar Kötü Düşününce’de “epistemoloji krizi”ni incelerken hakikat arayışının gerekliliğine dikkat çekip bilime ve özellikle de felsefeye ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu hatırlatıyor.
İsmi geniş kitlelerce bilinen yazar ve eleştirmen John Fowles’un günlüklerinin ikinci cildi olan ‘Günce 1966–1990’da, onun her şeyi süzgeçten geçiren bakış açısıyla, seyahatleriyle ve doğadan asla vazgeçemeyişiyle karşılaşıyoruz.
Martin Heidegger’in Der Spiegel’e verdiği söyleşiyle açılan bu içsel kapı, hem bir düşünürün kendi hatalarıyla yüzleşmesini hem de düşüncenin sınırlarında gezinen bir ruhun çalkantılarını duyulur kılıyor.
Sam Shepard, insanı insan yapan şeyin güçsüzlük, yaşamı yaşam kılanın ise kuvvet olduğunu anlatıyor Birinci Şahsın Hafiyesi’nde. Hastalığından ötürü yakınlarına bağımlı hâle gelen isimsiz bir karakter etrafında meydana getirdiği hikâyede,…
Kenya’da hapishanedeyken kaleme aldığı Çarmıhtaki Şeytanda dile getirdiği o sarsıcı hatırlatmayı, metaforlar kullanarak daha edebî bir tonda yapan Ngũgĩ wa Thiong’o, bir Ilmorog hikâyesiyle seslenmişti dünyaya.
Jacqueline Rose, “Veba: Çağımızda Ölümü Yaşamak” başlığını verdiği incelemesinde, insanların felaketler karşısındaki ruh hâlini kavramaya çalışırken ölümün, hayatın akışını sekteye uğratmasından hareketle günlük yaşamdan uzak tutulmasını ve paranteze alınmasını tartışıyor.
Grenoble Üniversitesi öğretim üyesi ve çizgi roman eleştirmeni Nicolas Rouvière, bu Asteriks’in kökenlerini, toplumsal yansımalarını ve çağdaş dünyadaki yankılarını anlatıyor.
Irene Vallejo, Papirüs’te sözcüklerin kaybolup gitmesini engelleyen kitabın doğumunu ve ona yaklaşım biçimlerini ortaya koyuyor. Bu hikâyeler, aynı zamanda kitaplara ve okumaya duyulan merakı ve sevgiyi yansıtıyor.
Oxana Timofeeva, geçmişin ve geçmişinin izlerini takip ederken kâh eskiden oturduğu evlere ve yaşadığı şehirlere gidiyor kâh korku dolu ve mutlu anlarına geri dönüyor. Bunlardan bazılarında izlerin belirgin olduğunu bazılarındaysa…
Kardeşi Abel’i ve nişanlısı Boris’i yitiren Haydée Santamaría’nın hikâyesini devrim süreciyle iç içe kurgulayan Amine Damerdji, “Bırakın Size Katılayım”da Küba’nın yakın tarihinden çarpıcı bir kesit sunuyor.
“Delilik Taşı”; Pizarnik’in Delilik Taşını Çıkarmak’taki ve Müzikli Cehennem’deki şiirleriyle buluşturuyor bizi. Bununla da kalmıyor, şairin söylemini oluşturan yaşanmışlıklara, kurduğu dostluklara, onu besleyen edebî ve entelektüel menbaa da götürüyor hepimizi.
Tarih sadece büyük insanların ve resmî dayanakların hikâyesi midir? Tartışılır. Bu soruya “hayır” diyen Hakan Kaynar, Orhan Veli'nin bir mektubuna, Adnan Menderes'in adisyon pusulasına veya bir romandaki "kaba eller" detayına…
İsmail Gezgin, “İnsan nedir, nereden gelir, nereye gider?” sorusu etrafında şekillenen ve kuşaktan kuşağa aktarılan mitlerine odaklanarak bu kadim hikâyelerin insanı anlama serüvenindeki rolünü tartışmaya açıyor.
Alain Corbin, “On Sekizinci ve On Dokuzuncu Yüzyılda Cehaletin Tarihi” alt başlığıyla yayımlanan Terra Incognita’da, bilgisizliğin nedenlerini ve sonuçlarını, coğrafyalar ve olaylar üzerinden anlatmaya girişirken bilgiye erişememenin ya da bilgi…
Şarabın yalnızca bir içki değil, toprağın ve kültürün belleği olduğunu hatırlatan “Şarap 101”, okuru Fransız bağcılığının köklü ve zengin dünyasında benzersiz bir yolculuğa çıkarıyor. Desen yayınları tarafından yayımlanan François Bachelot…
Amerikan yazarlar uzun süredir Avrupa’daki talihsizliklerini romana dönüştürüyor; peki günümüzde “gurbetçi” olmak ne anlama geliyor? Andrew Lipstein’in Something Rotten adlı eseri buna bir yanıt sunuyor.
İnsan ve teknoloji arasındaki çizgiyi bilgiyle çeken Yuval Noah Harari’nin kaleme aldığı “Neksus”, tıpkı “Sapiens” ve “Homo Deus” gibi uzak ve yakın geçmiş ile bugün arasında bağ kurmamızı sağlayan, gelecek…