Judith Schalansky, bozulma ve yıkılmalar, dolayısıyla unutuş ve yok oluş üzerine bir çalışmaya imza atmış Kayda Geçen Kayıplar’da. Sadece kaybolan ve yok olanlar ile ilgilenmiyor; aynı zamanda izlere ve arta…
Frédéric Gros, ‘Utanç Devrimci Bir Duygudur’da hem Kıta Avrupası felsefesindeki kavramlaştırmaları hem de zamanımızda olup bitenleri ve insanın vicdanını köreltip benliğini örseleyen durumları eleştiriyor.
Guillaume Paoli, felsefe tarihine ve zamanımızda olup bitenlere yoğunlaştığı İyimserlikten Daha İyisi’nde; güce boyun eğenleri, iflah olmaz kötümserleri, insandan yana hiçbir umudu kalmayanları ve zamanın ruhuna uygun bir kurtarıcı arayanları…
David Graeber, ‘Korsan Aydınlanma’da Madagaskar kıyılarındaki korsanların mülkiyet, doğrudan demokrasi ve halk meclisleri uygulamaları üzerinden bilindik olandan daha farklı bir Aydınlanma modeli ortaya koyuyor.
Aşkın ve sevginin hayatî düğümlerini çözerken insan ruhunun en derin dehlizlerine inen Stephen Grosz; ‘Sevgi Emeği’nde içsel savaşlarımıza, gölgede kalmış korkularımıza ve sessiz yaslarımıza ayna tutuyor.
Frédéric Gros “İlk Hikâye” başlıklı romanında, Azize Tekla’nın tarihteki yeri ve önemini anlatırken Konya’da başlayıp Antakya’ya ve Silifke’ye uzanan bir yolculuğa çıkarıyor bizi.
Günümüzdeki problemleri, hem filozoflara hem de zamanın ruhuna bakarak çözümlemeye uğraşan Todd May, ‘Varolma(ma)nın Felsefesi’nde “Nasıl bir insanlık?” ve “Nasıl bir dünya?” soruları etrafında, insanın hem türdeşleriyle hem de yeryüzüyle…
Propaganda, yalnızca tarihin tozlu sayfalarında kalmış bir kavram değil; her gün tükettiğimiz haberlerin, izlediğimiz görüntülerin ve hatta benimsediğimizi sandığımız fikirlerin içine sinmiş, görünmez bir el. Alexandra Bleyer ‘Propaganda’ adını verdiği…
Federico Campagna, ‘Akdeniz’in Hayal Gücü’nde mitlerle, felsefeyle ve tarihle oluşan kültürel havayı anlatırken edebî ve şiirsel bir yolda ilerleyip coğrafya insanının kriz zamanlarında âdeta bir sığınak hâline getirdiği hayali ve…
Marina van Zuylen, “Bolca Dikkat Dağınıklığı”nda modern dünyada kusur sayılanları (tembellik, yavaşlık ve hayal kurma) felsefî düşünme için hareket noktasına dönüştürmekten bahsederken filozoflara ve sanatçılara başvuruyor.
“Üniversiteler Nasıl Ölür?” alt başlığıyla yayımlanan Karanlık Akademi’de Peter Fleming, neoliberal politikalarıyla yüksek öğrenim kurumlarının piyasaya kurban edilişini ve özel üniversitelerin tam manasıyla ticarethâne hâline getirilişini mercek altına alıyor.
Renata Salecl, “Yerinde Saymak”ta neoliberal öznenin açmazına, sıkışmışlığına ve derdine yoğunlaşırken meseleye sadece ekonomik değil, psikolojik ve politik açıdan yaklaşıyor.
Modern toplumda yaşlanmayı inceleyen Jean Améry, modern toplumda yaşlanmayı inceleyen Jean Améry, “Yaşlanma Üzerine”de insanın en önemli problemlerinin başında, zamanın ve onun geçişinin bulunduğunu masaya yatırıyor. Diğer bir ifadeyle var…
Claudio Magris, Sonsuz Yolculuk’ta tarihsel ve coğrafi bir seyahate çıkıyor. Avrupa’nın doğusu başta olmak üzere gittiği her yerde gördüklerini ve karşılaştıklarını yorumlayarak birer deneme hâline getirirken sınırların, tarihin ve kimliklerin…
‘Cankurtaran Şövalyeleri: İstanbul Dehlizlerinde’ kitabının Can Çocuk etiketiyle yeniden okurla buluşması vesilesiyle bir araya geldiğimiz Safter Korkmaz ile metnin kişisel çıkış noktalarından başlayarak güven ve bağlılık duygusunu, 1980’li ve 90’lı…
Élisabeth Roudinesco, “İçimizdeki Karanlık Yan”da zamana, kültürlere ve toplumlara göre farklılıklar gösteren sapkınlıkların tarihini ve “sapkınlara” karşı durarak toplumsal yaşamın nasıl inşa edildiğini anlatmaya koyuluyor.
‘Zafer’ ve ‘bunalım’ ile yaratılan bölünmenin kaynağına indikçe çeşitli yanılgıların ve manipülasyonların karşımıza çıktığını anımsatan yazara göre kişi (ve toplum), ‘kendi iyiliğine inancını yıkıcı biçimde yitirince’ uzaklaşmaya ve yaşamından çıkarmaya…