Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Kamusal alanı sahiplenmek: İstanbul’un işgal evleri

Neoliberal kentlerin betonla örülü büyüme masallarına karşı, kamusal alanı yeniden sahiplenme mücadelesi sessiz ama derin bir izler bırakıyor. Madrid’den İstanbul’a uzanan, işgal evi örnekleri şehirlerin otoriter dönüşümüne karşı gelişen alternatif topluluk pratiklerini görünür kılıyor. Türkiye’nin ilk işgal evi olan Don Kişot Sosyal Merkezi'nin izini sürerek, kentin sınırlarını aşan bir birlikte yaşama pratiğine, ortak mekânların dönüştürücü gücüne ve başka türlü bir hayatın hayalini gerçeğe dönüştürme çabasına yakından bakacağız.