Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Kitap

Kitaplar bize ne yaptı? 

Irene Vallejo, Papirüs’te sözcüklerin kaybolup gitmesini engelleyen kitabın doğumunu ve ona yaklaşım biçimlerini ortaya koyuyor. Bu hikâyeler, aynı zamanda kitaplara ve okumaya duyulan merakı ve sevgiyi yansıtıyor. 

Bir vatanı seçme ve sevme yolları 

Oxana Timofeeva, geçmişin ve geçmişinin izlerini takip ederken kâh eskiden oturduğu evlere ve yaşadığı şehirlere gidiyor kâh korku dolu ve mutlu anlarına geri dönüyor. Bunlardan bazılarında izlerin belirgin olduğunu bazılarındaysa…

Devrimin şafağında aşklar, kayıplar 

Kardeşi Abel’i ve nişanlısı Boris’i yitiren Haydée Santamaría’nın hikâyesini devrim süreciyle iç içe kurgulayan Amine Damerdji, “Bırakın Size Katılayım”da Küba’nın yakın tarihinden çarpıcı bir kesit sunuyor.

‘Korkuya karşı yazıyorum’ 

“Delilik Taşı”; Pizarnik’in Delilik Taşını Çıkarmak’taki ve Müzikli Cehennem’deki şiirleriyle buluşturuyor bizi. Bununla da kalmıyor, şairin söylemini oluşturan yaşanmışlıklara, kurduğu dostluklara, onu besleyen edebî ve entelektüel menbaa da götürüyor hepimizi.

Homo Sapiens’in kurucu miti 

İsmail Gezgin, “İnsan nedir, nereden gelir, nereye gider?” sorusu etrafında şekillenen ve kuşaktan kuşağa aktarılan mitlerine odaklanarak bu kadim hikâyelerin insanı anlama serüvenindeki rolünü tartışmaya açıyor.

Bilimsel haritalardaki boşluklar 

Alain Corbin, “On Sekizinci ve On Dokuzuncu Yüzyılda Cehaletin Tarihi” alt başlığıyla yayımlanan Terra Incognita’da, bilgisizliğin nedenlerini ve sonuçlarını, coğrafyalar ve olaylar üzerinden anlatmaya girişirken bilgiye erişememenin ya da bilgi…

‘Göçmen Edebiyatı’ neydi?

Amerikan yazarlar uzun süredir Avrupa’daki talihsizliklerini romana dönüştürüyor; peki günümüzde “gurbetçi” olmak ne anlama geliyor? Andrew Lipstein’in Something Rotten adlı eseri buna bir yanıt sunuyor.

Bilgi dolaşımının hikâyesi 

İnsan ve teknoloji arasındaki çizgiyi bilgiyle çeken Yuval Noah Harari’nin kaleme aldığı “Neksus”, tıpkı “Sapiens” ve “Homo Deus” gibi uzak ve yakın geçmiş ile bugün arasında bağ kurmamızı sağlayan, gelecek…

‘Yaşamak için mutlu olmak gerekmiyordu’ 

Mücadeleci ve yorgun ruhları anlatan Selçuk Baran, huzursuzluklarını, kaygılarını, yalnızlığını, umutsuz anlarını, heyecanlarını, düşlerini ve düşüncelerini aktardığı “Günlükler 1948-1989″da, hem hissettiklerini hem de gözlemlerini kâğıda döküyor.

Beraber ve solo hatırlamalar 

Carlos María Dominguez,’Kör Sahil’de karşılaşma-hatırlama-hesaplaşma bağlantısı üzerinden Arjantin tarihindeki en karanlık dönemin labirentlerine ve tünellerine giriyor.

Akdeniz’in dil haritası 

Louis-Jean Calvet ‘Dillerimizin Denizi Akdeniz’de, bölge dillerinin, Akdeniz’in tarihini anlatmadaki rolünün yanı sıra ayrımlara rağmen coğrafyayı bir bütün hâline nasıl getirdiğini ortaya koyuyor.