Beyoğlu’nun sokaklarına bu kez cazın özgür nefesi dolaşıyor; sesler, mekânlar ve insanlar yeniden birbirine karışıyor.
Heybeliada’nın tuzlu rüzgârında yankılanan Pesüs, cazın özgür ruhunu şiirin derin sezgileriyle buluşturuyor. Mehmet Korkmaz ve Yiğit Tornacı, Edip Cansever’in dizelerinden beslenen bu müzikal evrende, dinleyiciyi hayalin, hüznün ve ütopyanın sınırlarında bir yolculuğa davet ediyor. Sözcüklerle notalar birbirine karışırken, Pesüs’ün “şiirin caz hali”ne nasıl dönüştüğünü keşfedeceksiniz.
Türkiye’de caz denildiğinde akla gelen ilk isimlerden, memleketimiz müziğinin ustalarından Kerem Görsev, iki şehir arasında süren ve yeniden İstanbul’a taşınan yolculuğunu üretken bir biçimde sürdürmeye devam ediyor. Popüler kültürün, tüketimin ve sindirilemez dönüşümlerin son derece baskın olduğu çağımızda cazın köklerine, akustiğine, analog yapısına bağlılığı ile tanıdığımız Görsev ile şehirler, yeni çalışmalar, hafıza ve sanatçının katılacağı…
“Dinleyicinin caza olan ilgisinin geri gelişi, karanlık yıllarda kendilerini dinlemeyi reddedenleri hor gördükleri için gittikçe yanlarına varılmaz hale gelen müzikçilerin birkaçını, bu yeniden ilgiyi çekebilen müzik akımına geri döndürmüş de olabilir. Günümüzde caz düşünsel açıdan saygın bir konuma geldi. Bununla birlikte, yeni caz saygınlığından daha paylarını alamayanlar arasında, cazı yaratan zenci gettosunun çocukları da vardır…
Caz müziğin efsane isimlerinden basçı ve besteci Charles Mingus, Kasım 1966’da New York’taki dairesinden zorla tahliye edildi. Thomas Reichman tarafından hazırlanan “Mingus: Charlie Mingus 1968” belgeseli, müzisyenin hayatında acı veren bir anı kaydediyor…
Esquire, 1959 yılında yayımlanacak ‘Golden Age of Jazz’ sayısı için New York caz dünyasının önde gelen ismini bir araya getirmeye karar verdi. Charles Mingus, Dizzy Gillespie, Art Blakey, Thelonius Monk, Coleman Hawkins, Lester Young, Gerry Mulligan ve Count Basie caz tarihinin en ironik fotoğrafı, ‘Great day in Harlem’in önde gelen isimlerindendi…
İstanbul’da Engin Cezzar ve Gülriz Sururi’nin konuğu olan ünlü Amerikalı yazar James Baldwin, edebiyata, müziğe, ırk ayrımına ve İstanbul’a ilişkin Kasım 1965 yılında Anıl Meriçelli’nin sorularını yanıtladı…
