Franklin Foer’in 2004 tarihli klasik eseri bugün tekrar okunduğunda, küreselleşmenin nerede yanlış yola saptığını istemsizce gözler önüne seriyor.
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez bir kez daha sahneye çıktı. Sánchez; ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri harekâta karşı çıkan büyük Avrupa güçleri arasında, kararlı duruşunu koruyan neredeyse tek lider olmayı başardı.
Yapay zekâ geliştikçe, onu inşa edenlerin vicdanı ile yarattıkları güç arasındaki gerilim giderek daha görünür hâle geliyor. Geoffrey Hinton’ın hikâyesi, bu gerilimin tam merkezinde duran bir bilim insanının kendi mirasıyla yüzleşmesini gözler önüne seriyor.
Bu hafta İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantısı için bir araya gelen dünya liderleri, sarsıcı ve yön duygusunu zedeleyen bir gerçekle yüzleşiyor: Trump yönetimindeki Amerika Birleşik Devletleri artık güvenilir ya da öngörülebilir bir müttefik olmadığı açık bir dille ifade ediliyor.
Trump; neredeyse dünyanın her ülkesine karşı ekonomiyi altüst edebilecek gümrük tarifelerini bir…
Springsteen: Deliver Me From Nowhere, Amerikan sinemasında bir zamanlar oldukça yaygın olan, bugün ise neredeyse tamamen ortadan kaybolmuş türden, iyi kotarılmış ve ciddi bir dram.
Radikal, popülist ve milliyetçi sağ, marjinaller siyasetin merkez sahnesine çöktü. Liberal uzlaşıya meydan okuyan, küresel ölçekte genişleyen ve giderek daha örgütlü hâle gelen aşırı sağ bir ağ kuruluyor.
New York’un sosyalist belediye başkanı Zohran Mamdani önceki gün yemin ederek görevine başladı. Mamdani, New York halkına kent yönetiminden düşük beklentiler döneminin sona erdiğini söyledi.
Beyoğlu’nun sokaklarına bu kez cazın özgür nefesi dolaşıyor; sesler, mekânlar ve insanlar yeniden birbirine karışıyor.
Son dönemlerde üretken yapay zeka (YZ), kamuoyunda büyük bir heyecan yarattı: Makineler düşünmeyi öğrendi mi? Peki, YZ gerçekten ne kadar akıllı?
Bir asrı aşkın zamandır Türkiye sosyalist hareketinin belleğinde gizli kalmış yüzler, kulaktan kulağa aktarılan anılarla yaşamaya devam ediyor. Ahbap Hüseyin’in küçük ayakkabı dükkânından Komsomol Hasan’ın sessiz itirazlarına, Troçki Mehmet’in unutulmuş hikâyelerine uzanan bu satırlar, resmî tarih anlatısının dışında kalan bir başka Türkiye’yi gözler önüne seriyor.
Alaska’da gerçekleşen Trump-Putin buluşması, modern diplomasinin en çok tartışılan ve en belirsiz zirvelerinden biri olarak tarihe geçti. Bir yanda Putin’in uluslararası yalnızlığını kırma çabası, diğer yanda Trump’ın kendi siyasi hesapları öne çıktı. Peki bu buluşmadan kim kazançlı çıktı, kim kaybetti; geriye kalan dersler neler oldu?
Pandemiyle derinleşen emek krizinden iş saatlerinin eşitsiz dağılımına kadar uzanan geniş bir yelpazede, çalışma yaşamının anlamı ve geleceği yeniden sorgulanıyor. “Worked Over: How Round-the-Clock Work Is Killing the American Dream” kitabının yazarı Jamie McCallum, yalnızca kimlerin ne kadar çalıştığını değil, neden çalıştığımızı ve çalışmanın hayatlarımızda nasıl bir yer tutması gerektiğini masaya yatırıyor.
İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden eylemleri karşısında Batılı aktörlerin tepkisi, çoğu zaman göstermelik adımlar ve etkisiz açıklamalarla sınırlı kalıyor. Avrupa’nın ‘insan hakları’ retoriği ile İsrail’le kurduğu ilişkiler arasındaki tutarsızlığa ve bu tutumun ardındaki siyasi ikiyüzlülüğe yakından bakalım.
Patrick Sisson | Çeviren: Taylan Alpagut
Oxford Üniversitesi profesörlerinden Alexander Vasudevan, Autonomous City: A History of Urban Squatting (Otonom Şehir: Bir Kentsel İşgal Evi Hareketi Tarihi; Verso Books) adlı kitabını kaleme alırken, dünya genelinde konut piyasalarını etkileyen barınma krizleri ile 20. yüzyıl boyunca farklı dönemlerde pek çok şehirde ortaya çıkan işgal evi hareketleri arasında doğrudan…
Futbol yalnızca bir oyun değil; kapitalist düzenin en parlak vitrinlerinden, en usta oyalayıcılarından. Terry Eagleton, bu yazısında futbolun toplumsal işlevini estetik, ideoloji ve gündelik hayat bağlamında sorgularken, oyunun büyüsüne kapılmış kitlelerin siyasal dönüşümden nasıl uzaklaştırıldığını keskin bir dille ortaya koyuyor. Bir topun peşinde koşan milyonların aslında neyin peşinde sürüklendiğini görmeye davet ediyor bizi…
Aldous Huxley, dünyadaki tüm dinlerin evrensel inançlar ve deneyimlere dayandığını savunuyordu. Peki, haklı mıydı?
Netflix’in zihin açıcı dizisi Black Mirror’ın yeni sezonu izleyiciyle buluştu. Bu sezon, dizinin bugüne kadarki en belirgin yayın platformu hicvini barındırıyor.
Tenten’in çok yönlü dünyasına birlikte dalış yaparken, onun jeopolitik etkilerine de göz atalım.
ABD’nin çiçeği burnunda başkanı Donald Trump’ın dönüşü, Viktor Orbán, Javier Milei ve Giorgia Meloni gibi sağ-milliyetçi politikacılar için moral kaynağı oldu. ‘Trumpizm’ ile özdeşleşen birçok yıkıcı ve gerici fikri benimsemiş olan lider porfilleri, artık küresel bir hegemonyanın peşinde…
1970’ler ve 80’lerde Arjantin’deki ‘Kirli Savaş’ sırasında büyüyen Marcelo Brodsky, küçük yaşlardan itibaren kitle eylemlerine doğal bir ilgi duydu. Yıllar içinde gelişen bu merak, bugün çalışmalarının temelini oluşturuyor. Sanatçı, dönemin bağlamını göstermek, protesto edilen konuları ve sembolik kareleri vurgulamak için toplumsal tarihe notlar düşüyor. Brodsky, tarihsel süreçte toplumsal ayaklanmaların sanatını nasıl bir dönüşüme uğrattığını anlatıyor…
