Share This Article
Eylül ayında başlayan şehre dönüş telaşı nihayet bitti. Tiyatrolar, sinemalar, sergi salonları, sahneler açıldı; oyun, film ve konser programları birer birer netleşti. Artık şehirdeyiz, üstelik şehrin en heyecanlı günlerindeyiz.
Yıl boyunca festivallerde konuşulan, ödüller kazanan ya da yılın son çeyreğinde seyirciyle buluşmak için sırasını bekleyen filmleri bir araya getiren Filmekimi’nin 2026 programı belli oldu; biletler de bu sabah satışa açıldı. Filmekimi bu yıl İstanbul’da 9-18 Ekim, Ankara’da 15-18 Ekim, İzmir’de 22-25 Ekim tarihlerinde seyirciyle buluşacak. Üstelik bu yıl rotaya ilk kez Mersin de eklendi; seçki 22-25 Ekim’de Mersin’e de uğrayacak.
Ekim ayına yayılan bu film günleri, önümüzdeki aylarda vizyonda ya da çeşitli platformlarda yeniden karşımıza çıkacak pek çok filmi erkenden görme fırsatı sunarken şehirde de birkaç haftalığına festival havası yaratacak. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen Filmekimi’ni takip etmek isteyenler içinse seçim yapmak pek kolay değil. Cannes ve Venedik’ten ödüllerle dönen filmler, yıllar sonra yeni işleriyle geri gelen yönetmenler, ilk uzun metrajıyla dikkat çeken isimler ve hakkında şimdiden birbirinden çok farklı eleştiriler yazılmış yapımlar aynı programda yer alıyor.
Ama iyi haber şu: Filmekimi’nin bir keşif festivali olmaktan çok, sinema dünyasının hangi filmler üzerine konuştuğunu/konuşacağını anlamak isteyenlere bir taslak harita vermesi, programı takip etmek isteyenlere bir avantaj da sağlıyor. Ben de programa baktığımda “Bu filmler hakkında daha fazla konuşacağız” diye düşündüğüm filmleri bir araya getirdim.
Filmekimi 2026 programında radarıma giren 10 film.
1) OLASI AŞKLAR / POSSIBLE LOVE

Yönetmen: Lee Chang-dong
Konusu: İşini kaybeden bir fabrika işçisi ve eşiyle, işçiler üzerine belgesel çekmeye başlayan bir yönetmen ve kocasının hayatları kesişirken iki çiftin ilişkileri, arzuları ve sınıfsal konumları masaya yatırıyor.
Neden konuşacağız? Burning’den sekiz yıl sonra sinemaya dönen Lee Chang-dong’un aşkı yalnız romantik ilişkiler üzerinden değil; sınıf, emek ve insanların birbirlerini gerçekten anlayabilme ihtimali üzerinden kurcalaması nedeniyle.
Ödüller: 2026 Venedik Büyük Jüri Ödülü, FIPRESCI Ödülü ve Genç Sinema Ödülü; Güney Kore’nin Oscar adayı.
2) BİRDENBİRE / ALL OF A SUDDEN

Yönetmen: Ryûsuke Hamaguchi
Konu: Paris’te bir bakımevinde çalışan bir kadınla hastalığının son evresindeki Japon bir oyun yazarının karşılaşması, ölümün kıyısında beklenmedik ve derin bir dostluğa dönüşüyor.
Neden konuşacağız? Drive My Car ile En İyi Uluslararası Film Oscar’ını kazanan Ryûsuke Hamaguchi, bu kez ölüm, bakım ve şefkat üzerine tam 196 dakikalık bir filmle karşımızda. Üç saati aşan süresi ve Cannes’daki güçlü karşılığı, Birdenbire’yi yılın en merak uyandıran filmlerinden birine dönüştürüyor.
Ödüller: 2026 Cannes’da Virginie Efira ve Tao Okamoto’ya birlikte En İyi Kadın Oyuncu, San Sebastián’da RTVE Başka Bir Bakış Ödülü; Japonya’nın Oscar adayı.
3) ATA YURDU / FATHERLAND

Yönetmen: Paweł Pawlikowski
Konusu: 20. Yüzyılın en büyük yazarlarından Thomas Mann, savaşın ardından ilk kez Almanya’ya dönerken kızı Erika’yla birlikte yıkılmış ve ikiye bölünmüş ülkeyi kat eden bir yolculuğa çıkıyor.
Neden konuşacağız? Ida ve Cold War filmlerinin yönetmeninin tarih üçlemesini tamamlayan film. Pawlikowski, Łukasz Żal’ın elinden çıkan büyüleyici siyah-beyaz sinematografisini bu kez bir biyografi üzerinden ekrana yansıtıyor. Thomas Mann ile kızı Erika’nın yıkılmış bir Almanya’daki yüzleşmelerini Sandra Hüller’in devleşen performansıyla izliyoruz.
Ödüller: 2026 Cannes En İyi Yönetmen Ödülü; Polonya’nın Oscar adayı.
4) HER DEFA / EVERYTIME

Yönetmen: Sandra Wollner
Konusu: Feci bir kazanın ardından yeniden bir araya gelen bir anne, kızı ve ergen bir oğlan; yarım kalan aile tatillerini sürdürmeye çalışırken suçluluk, yas ve affetmenin ağırlığıyla yüzleşiyor.
Neden konuşacağız? Büyük yönetmenlerin büyük filmleri arasında, yasın hafıza ve gerçeklik algısını nasıl dönüştürdüğüne dair elle tutulur, tekinsiz bir seyir deneyimi vaat ettiği için. Üstelik görüntü yönetmenliğini Aftersun’dan Gregory Oke üstleniyor. Bu da bana daha filmi izlemeden, “Hazır olun, güneşin şiirsel bir ritimle başlattığı dansına doyacağınız sahnelerle geliyorum” diyor.
Ödüller: 2026 Cannes Belirli Bir Bakış – En İyi Film, Saraybosna En İyi Film; Almanya’nın Oscar adayı.
5) KADIN DAVASI / WOMEN ON TRIAL

Yönetmen: Lauriane Escaffre, Yvonnick Muller
Konusu: 1972’de Fransa’da yasadışı kürtaj yaptırdığı için yargılanan 16 yaşındaki Marie-Claire Chevalier ve ona yardım eden kadınların davası, avukat Gisèle Halimi’nin savunmasıyla kürtajı suç sayan yasanın sorgulandığı tarihî bir mücadeleye dönüşüyor.
Neden konuşacağız? Kürtaj hakkının bugün dünyanın farklı ülkelerinde yeniden siyasi ve hukuki tartışmaların merkezine yerleştiği bir dönemde, elli yıl önceki bu dava üzerinden kadınların kendi bedenleriyle ilgili karar verme hakkı mücadelesinin ne kadar güncel kaldığını hatırlatması nedeniyle.
2026 Cannes Film Festivali’nde Özel Gösterimler bölümünde dünya prömiyerini yaptı.
6) PRIMETIME

Yönetmen: Lance Oppenheim
Konusu: 2000’li yıllarda Amerika’yı ekran başına kilitleyen, reşit olmayan gençleri internette tuzak kurarak yakalayan ünlü reality şov “To Catch a Predator”ın ve onun hırslı sunucusu Chris Hansen’ın perde arkasındaki karanlık hikayesini anlatıyor.
Neden konuşacağız? Gerçek suçun televizyon eğlencesine dönüşmesini, kamu yararı ile teşhir arasındaki sınırı ve medyanın kendisini adalet mekanizmasının yerine koyup koyamayacağını tartışmaya açtığı için. Üstelik gerçek Chris Hansen’ın filmi “gerçeklikten kopuk” bulması ve kendi çalışmalarının olduğundan farklı gösterildiğini söylemesiyle film şimdiden gerçek kişiler üzerinden kurmaca üretmenin entelektüel sorumluluğu açısından tartışılıyor.
2026 Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarıştı.
7) DEMİR ÇOCUK / IRON BOY

Yönetmen: Louis Clichy
Konusu: Sürekli düşmeye başlayan küçük Christophe’un dik durabilmek için demir bir korse giymek zorunda kalması, onu babasının beklentilerinden uzaklaştırırken müzikle, arkadaşlıkla ve kendi çocukluğuyla başka türlü bir ilişki kurmaya itiyor.
Neden konuşacağız? Yönetmenin kendi çocukluk deneyiminden beslenen hikâyenin, animasyon türünün sadece çocuklara değil, her yaş grubuna hitap eden derin felsefi meseleleri anlatabileceğini bir kez daha kanıtladığı; Gabriel Fauré’nin Requiem eserinden pop klasiklerine uzanan müzikleri, engellilik ile büyüme sancılarını “Ghibli tarzı” çizgilerle harmanladığı için.
Ödüller: 2026 Cannes Belirli Bir Bakış Özel Jüri Ödülü.
8) FJORD

Yönetmen: Cristian Mungiu
Konusu: Norveç’e yerleşen muhafazakar bir Rumen çiftin çocuk yetiştirme yöntemleri nedeniyle devletin çocuklarına el koymasıyla başlayan hukuk ve kültür mücadelesini anlatıyor.
Neden konuşacağız? Devletin aile hayatına ne ölçüde müdahale edebileceğini ve çocuk yetiştirme etiğini keskin bir dille sorguladığı, “Çocuğun gerçek koruyucusu kimdir?” sorusunu yaşanmış bir olay üzerinden yeniden gündeme getirdiği için.
Ödüller: 2026 Cannes Altın Palmiye, FIPRESCI, François Chalais, Vatandaşlık ve Ekümenik Jüri ödülleri; Romanya’nın Oscar adayı.
9) LOOK BACK

Yönetmen: Hirokazu Kore-eda
Konusu: Manga sanatçısı olmak isteyen Fujino ile Kyomoto’nun yollarını kesiştiriyor ve film iki genç kızın yaratma arzusu, dostluğu ve hayatlarını on üç yıl boyunca izliyor.
Neden konuşacağız? Kore-eda’nın Tatsuki Fujimoto’nun çok sevilen mangasından yola çıkarak arkadaşlığın yanında sanat yapma ihtiyacını, rekabeti, kaybı ve “neden üretmeye devam ediyoruz?” sorusunu iredelediği için.
Ödüller: 2026 Venedik’te Sinema&Sanat, CinemaSarà, SIGNIS ve UNIMED Öğrenci ödülleri.
10) EN SEVDİĞİM / THE BELOVED

Yönetmen: Rodrigo Sorogoyen
Konusu: Çektiği filmlerle sinema dünyasında efsaneleşen ama geçmişindeki şiddet ve aşırılıklarla kötü ünü de olan İspanyol yönetmen Esteban Martínez’in, 13 yıldır hiç görmediği ve kariyeri tıkanmış oyuncu kızı Emilia’ya Sahra Çölü’nde geçen yeni filminde başrol teklif etmesini konu alıyor.
Neden konuşacağız? Büyük sanatçı mitiyle özel hayattaki şiddet faili olma gerçekliğini yan yana kurcaladığı için. Baba-kız ilişkisini bir film seti hiyerarşisiyle irdelerken “Sanatçıyı eserinden ayırabilir miyiz?” sorusunu da yeniden önümüze koyuyor. Javier Bardem’in Cannes sonrası çok konuşulan performansı da filmi dikkat çekici kılıyor.
2026 Cannes Film Festivali Ana Yarışma seçkisinde yer aldı; ödül kazanmadı.
Listeyi kapatırken, Filmekimi seçkisinde pek çok kişiye göre çok önemli olan bazı filmleri buraya almamamın tek nedeninin bu seçkinin ‘bence konuşulacak filmler’ üzerine olmasından kaynaklandığını hatırlatmak isterim. Küçük bir not: Biletlerin tükenmiş olmasına aldırmayın, Filmekimi’nde gelmeyenlerin koltuğu film başlamadan 5 dakika önce muhakkak dolar. Gidebileceğiniz seansların öncesinde salonu bir kontrol etmekte fayda var. Şimdiden herkese iyi seyirler!
