Share This Article
Reklamı Atla / Seray Şahiner / Doğan Kitap / 200 s. / Roman
“Artık eve girmeyiz. Ne de olsa; parka giyen kuşağın hayallerindeki, parka giden çocuklarız.” Seray Şahiner, Reklamı Atla kitabında “büyüme”yi, alışmanın reddiyle ele alıyor, kendi büyüme hikâyesinin renkli anekdotlarını da resme katarak… İlkokul sıralarında başlayan ötekileştirmeyi, zorunlu göçü, “temsilî” hale getirilen temsil haklarını, güçlü ve ironik metinleriyle tartışıyor. Mahallelerin talanına, Emek Sineması ve Gezi Direnişi’ne kent hakkı ve söz hakkını birbirinden ayırmadan tanıklık ediyor…
Karanlıktaki Elma / Clarice Lispector / Çev. Bengi De Sá Matos Paixão / Can Yayınları / 424 s. / Roman
…sersemlemiş halde, aşkı yok etme ihtiyacının da aşkın bir parçası olduğunu anlamış olabilirdi. Çünkü aşk, aynı zamanda aşka karşı verilen bir mücadeleydi.
Martim, karısını öldürdüğüne inanarak şehirden kaçar. Geceye sığınır, kendini doğanın sessizliğine bırakır ve sonunda ıssız bir çiftliğe varır. Burada yaşamdan korkan sert Vitória ve ölümden korkan hassas Ermelinda’yla karşılaşır. Bu üç yalnız ruh, kuraklığın ortasında hem birbirlerini değiştirecek hem de yağmuru beklerken kendi karanlıklarıyla yüzleşecektir.
Yazarın ABD’de yaşadığı dönemde yazdığı ve “en iyi romanlarından biri” olarak nitelediği Karanlıktaki Elma’dan sonra Brezilya romanı bir daha asla eskisi gibi olmadı. Lispector, roman yapılarını altüst edip tamamen yenilikçi temsil parametreleri yaratarak bambaşka bir edebî gelenek başlattı.
“Umutsuz bir suçlunun varoluşsal destanı… Lispector’un en iyi ve en gizemli eserlerinden biri.”
Andrea’ya Mektuplar / P. T. Barva / Sözcükler / 176 s. / Öykü
P. T. Barva bu ilk kitabında görmenin büyük bir eylem olduğunu anımsatıyor bize. Öykülerinde hakikati bakışla sınıyor. Çağımızın büyük kötülüklerinin küçük insanı nasıl etkilediğini, insanın hayatta kalabilme dirayetindeki gücü gözler önüne seriyor. Bakışı çeşitlendirerek, anlatımı çoğullaştırarak yapıyor bunu. Körleşmeyi, ahrazlaşmayı, her ikisine cesaretle karşı çıkanları anlatıyor. P.T. Barva her şeyi dışarıda bırakan yabancılaşmış gözle, her şeyi içine alan derin kavrayışı bir arada ustalıkla değerlendiriyor. Olgun mizahından doğan ironisi hikâyelerin can damarındakini, anlatılamaz olanı açıklıyor. Uzun öykülerinin dönemeçlerinde en kısa şiir haikuların atmosferini kitaba pelür kâğıdı gibi yerleştirilmiş haikularında uzun hikâyelerin doğasını yaşatıyor. P.T. Barva edebiyatı zaman ötesi bir yerden, insanın aklıyla yüreğinin gölgelik alanlarındaki durak yerlerinden kuruyor. – Fadime Uslu
Bildiğimiz Dünyanın Sonuna Doğru / Korkut Boratav / Telgrafhane Yayınları / 180 s. / Siyaset
İktisat alanında ülkemizin en önemli değerlerinden biri olan Korkut Boratav, bugüne dek ortaya koyduğu çalışmalarında, iktisadi verileri toplumsal ve sınıfsal gerçekliklerle sınamasıyla; buradan elde ettiği sonuçlarla ülkemizin ve dünyanın mevcut durumu ve geleceğine dair, emeği ve emekçi kitleleri önceleyen analizleriyle bir avuç sermayedar azınlık ve iş birlikçilerinin, geniş halk kitleleri üzerinde kurduğu tahakkümü en açık şekilde gözler önüne serdi. Halkımızın ve insanlığın sosyal ve iktisadi anlamda hapsedilmek istendiği karanlığı çözümledi, ona ışık tuttu.
Boratav’ın bu kitapta yer alan yazıları, “zamansız” yazılar. Uzun yıllar tekrar tekrar okunabilecek; her okumada, yolu ayrık otlarından biraz daha arındıracak metinler.
Korkut Boratav yine dünyanın gidişatına, emeğiyle geçinen sıradan insanın önüne kazılan tuzaklara, insanlığın başına bela olmuş küçük bir sınıfın kirli oyunlarına iktisadi gerçekliklerle dikkati çekerken; bu kez anlatısını kimi zaman tarihsel bilgilerle, kimi zaman çağdaşı önemli entelektüellerin fikirlerini mercek altına alarak zenginleştiriyor.
Demokrasi Kültürü / Bin Xu / Çev. Hamza Eren Sarıçam / Lejand / İnceleme
Bugünün dünyası derin krizlerle boğuşuyor. Ancak bu kasvetli manzaraya rağmen, sivil toplumlar canlılığını sürdürüyor. Çünkü insanlar hâlâ daha iyi bir toplumun mümkün olduğuna ve bu toplumu birlikte inşa edebileceklerine inanıyor. Onların umutları, katılım biçimleri ve eylemleri, sivil toplumun kültürel dokusunu oluşturuyor.
Bu kültürel dokunun merkezinde yer alan demokrasi kültürü, yalnızca nezaket, bağımsızlık ve dayanışma gibi temel demokratik değerleri değil; aynı zamanda bu değerlere yüklenen anlamları, bireysel yorumları ve etkileşim biçimlerini de kapsıyor. Her toplumda farklı biçimlerde tezahür eden bu kültür, yurttaşlık eylemlerini şekillendiriyor, siyasal süreçleri dönüştürüyor ve modern sivil toplumların gerçek ruhunu oluşturuyor.
Demokrasi Kültürü, sivil toplumun kültürel sosyolojisini ilk kez sistematik biçimde ele alıyor ve bu incelemeyi küresel bir bakışla sunuyor. Herkesin sesini duyurmaya çalıştığı bir çağda, kültürel sosyolojiyi bir “dinleme sanatı” olarak konumlandırıyor: İnsanların fikirlerini, anlam dünyalarını ve görüşlerini ciddiyetle dikkate alan, onları kamusal ve kuramsal meseleler üzerine düşünmeye davet eden derinlemesine ampirik bir yaklaşım.
Bu kitap, sadece demokrasiyi savunmakla kalmıyor; onun yaşanabilir ve yeniden inşa edilebilir bir kültür olduğunu da hatırlatıyor.
Türkiye’de Neoliberalizm ve Sinema / Ş. Enes Ayata / Agora Kitaplığı / 184 s. / Sinema
H. Utku Güven, Türkiye’de sinema endüstrisinin dönüşümü, sinema filmlerinin üretiminde neoliberal ekonomi politikalarının etkisi, sinema filmlerinin içeriklerinde söz konusu kavramın yansımalarını masaya yatırıyor.
