Brecht’in 1930 yılında “Beş Paralık Roman”ın çekimleri esnasında S.A. Nero-Film şirketi ile davalık olması üzerine yazdığı “Beş Paralık Dava-Toplumbilimsel bir deney” adlı denemesinden derlenen bu metin, sinema-ideoloji-endüstri-sermaye ilişkileri üzerinde zihin açıcı bir tartışma niteliğinde.
Dünya sinemasının en yetenekli ve en aykırı yönetmenlerinden Pier Paolo Pasolini, yarattığı özgün dille adından söz ettiren bir sinema insanı. 1961 yılında ‘Accattone’ ve ‘Mamma Roma’yla başladığı sinema yolculuğunda, toplum tarafından marjinalize edilmiş karakterlere, faşizmin çirkin yüzüne, lümpen proletaryaya ve cinsel dürtülerinin esiri olan insana odaklandı. Sinemaya ‘sıradan’ insanın gözüyle bakan yönetmen, 60 yıl önce…
Martin Scorsese, son filmi ‘Dolunay Katilleri’nde kendi topraklarında katledilen, daha sonra artık “efendileri” olan beyaz Amerikalılar tarafından rezervasyon bölgelerine yollanan ve orada yaşamaları söylenen yerli halklardan biri olan Osage halkının hikâyesini konu alıyor. Kan ve şiddet sarmalının pişinden giden Scorsese, hem bir sinemacı hem de tarihe şahitlik etme misyonunu yerine getiriyor.
‘Budalaca saldırılarının ardından Yılmaz Güney adına ‘cevap vermeye’ kalkışan yandaşlarının tavrı da Güney sinemasının ima ettiklerinden o kadar uzakta ki, onun işlediği cinayetten, hatta ‘politik’ sloganlarından ‘ayrı’, salt sineması açısından değerlendirmek gerektiğini söyleyip duruyorlar. Oysa Yılmaz Güney sinematografisi, ta başlarından itibaren bir ‘toplumsal tip’, bir ‘yaşam biçim’ ve bunların sinema dilinde beliriş biçimine dair bir…
Eleştirmen Michiko Kakutani, 1995 yılında Woody Allen’la bir söyleşi gerçekleştirdi. Kendisine has üslubunu ve sanatsal yaratım sürecini tartışmaya açan Allen’ın gözünden kültür hayatının serencamı…
