Share This Article
Epey uzun zamandır beklediğim bir kitap yayımlandı: Jefferson ve Gizemli Soruşturma. Fransızcası kütüphanemdeydi ancak bir türlü açıp okuyamamıştım, neyse ki şimdi Can Çocuk etiketiyle çıkan çevirisini okuduktan sonra size neden Jefferson’ı okumanız gerektiğini anlatabilirim.
Sizi bilmiyorum ama ben çocuk edebiyatında sürekli tekrar eden, rahatsızlık verici derecede gerçeklikten uzak, hayal gücünden noksan kitaplardan nasibimi fazlasıyla aldım. Hep birbirinin benzeri, sözümona gerçek hayattan hikâyeler. Peki çocuk okur bu kitapları ne derece ciddiye alıp içselleştiriyor?
Jefferson burada gerek türüyle gerek üslubuyla diğer “sıradan” kitaplardan ayrışıyor ve okurun kalbini kazanmayı hedefleyen yepyeni bir yol izliyor.
Her şeyden önce şunu bilmelisiniz: Jefferson çocuklar için bir gizem ve cinayet romanı. Ki ben bu türün iyi örneklerini okumaya bayılırım. Ve hayır, bence bu türü sadece yetişkinler okumamalı! Kimi çocuğun ilgi alanının tam olarak bu olduğunu kabul edip kalitelisini okuması konusunda önayak olmamız gerektiği düşüncesindeyim. Öyleyse siz de peşim sıra okuyun ve çocukların okuma hevesini perçinleyen bu türün bilhassa Türkiye çocuk yayıncılığı alanında yerini sağlamlaştırmasına da bir katkıda bulunun.

Dedektif içgüdüleri
Kitabın ana karakteri Jefferson titiz, incelikli, beyefendi bir kirpi. Hayatının dengesinin şaştığı o gün müdavimi olduğu kuaföre gidiyor ancak kendini bir faili meçhul cinayetin orta yerinde bulacağından bihaber. Üstelik, bir yanlış anlaşılmayla okların üzerine döndüğü esas şüpheli, kendisinden başkası değil.
Eski dostu Gilbert gözlerden ırak bir yerde yardımına koşacağı sırada, derinlerde saklı olan dedektif içgüdüleri harekete geçip onu uyarınca saksıyı çalıştırıp aynasızların çoktan peşine düştüğünü anlıyor. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve o herkesten önce esas katili bulup kendini aklamak zorunda. Ne pahasına olursa olsun; fark edilmemek için kadın kılığına girmek de dahil.

Jean-Claude Mourlevat’nın, Maurice Leblanc’ın Arsène Lupin’ini alttan alta anımsatan, o bıyık altından gülümsetirken bir yandan da tüyleri havaya diken üslubu takdire şayan. Bunu dilimize kesintisiz, tereyağından kıl çekercesine aktaran kitabın çevirmeni Mehmet Erkurt besbelli formunda. Kitabın editörü Tuğçe Özdeniz’in maharetli elleri de kendini gösteriyor.
Kitabın peşi sıra sürükleyen akıcılığı bir kenara dursun, alt metinde eleştiri konuları da didaktiğe kaçmadan, anlık sorgulamalarla işlenmiş. Buna, iki yakın dostun kadın kılığında dolanırken kendilerine sarkıntılık eden erkeklerin ıslıklarına maruz kalması örneğini verebilirim.
Bunun dışında yazarın zekice göz kırptığı birkaç konu var ki bir okur olarak gönlümü okşadı: Jefferson’ın kütüphaneden ödünç aldığı romanın da bir cinayet hikâyesi olması, yine ana karakterin başına gelenleri bir tragedyaya benzetmesi.

“Jefferson titiz, incelikli, beyefendi bir kirpi. Hayatının dengesinin şaştığı o gün müdavimi olduğu kuaföre gidiyor ancak kendini bir faili meçhul cinayetin orta yerinde bulacağından bihaber.”
Orijinaliyle Türkçesi arasında bir fark var, o da kitabın orijinalinde içinin de resimli olması. Bunlar renksiz ve tabii bazı nahoş (!) sahneleri gözler önüne sermekten çekinmeyen resimler. Örneğin, cinayetin Jefferson tarafından keşfedilme ânı, domuz karakterler…
Bu durum –resimlerden mahrum kalmak– kimi okurun hoşuna gitmeyebilir ama ben Türkiye’de çocuk yayıncılığının epey içinde olduğumdan Can’ın gerekçelerini canı gönülden anlıyor ve yayınevine hak veriyorum. Bahsettiğim tarzda resmedilmiş bir kitap ne bir okul kapısından içeri girebilir ne de bir hane kapısından.
Gerçi bazı aşırı “evhamlı” sırça köşk ebeveynlerinin onayından geçmeyecek başka ifadeler yok mu? Onlar da var kitapta: gençken ilk kez kaçak içilen sigara, alkol, ölüm çeşitleri (idam, kurşuna dizmek, kelle uçurmak), şiddet söylemleri… Bana bu bahaneyle gelen ebeveyne söyleyecek tek sözüm var, o da şu: “Ee, ne olmuş yani?” Hakikatten, dönüp baktınız mı, çocuğunuz nasıl bir dünyada yaşıyor? Onu geçtim, kendi küçük sırça köşkünde bunlar hiç mi yok sahiden? İzlediği dizide/filmde, oynadığı oyunda…

İçinizden kimisi çıkıp bana isyan edecek, biliyorum: “Böyle bir kitabı çocuğuma nasıl okuturum?!” Cinayet kitabının doğası gereği bu tarz sahnelere apaçık yer veriliyor, evet ama asla özendirici bir şekilde değil, daha çok soğukkanlı bir gözlemci tavrıyla. Ve 11 yaş ile üstü her çocuk pek tabii okuyabilir çünkü inanın bana, her gün Türkiye’de görüp duyduklarından daha az dehşete düşürücü bu kitabın içindekiler.
Jefferson ve Gizemli Soruşturma / Jean-Claude Mourlevat / Çevirmen: Mehmet Erkurt / Can Çocuk / 48 s.

