Share This Article
Serinin ikinci kısmında Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası üyesi Haydarpaşa Dayanışması bileşeni ve aileden demiryolcu Tugay Kartal ile Haydarpaşa ve Sirkeci ile ilgili projelerin ayrıntılarını ve gelinen noktada garların akıbetini konuşacağız.
Haydarpaşa garının işlevsiz hale getirilmesi nasıl oldu? Yani Marmara aydan sonra Haydarpaşa’da ve Sirkeci’de ne gibi değişiklikler yaşandı?
2005 yılında Haydarpaşa ve Sirkeci gar sahasında daha doğrusu kamusal alanlardan rant elde etme arzu ve isteği doğrultusunda birçok garımız o dönemki İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile protokol imzalanaraktan geri dönüşüm projeleri hazırlanmak üzere belediyeye devredildi.
Biz buna karşı açmış olduğumuz davaları işte buradaki imar planlarına yönelik açmış olduğumuz davalar sonucu her ne kadar geri ittirildiyse de burada sermayenin bu alanlar üzerindeki ki istek ve arzusu bitmek bilmedi.
Sirkeci’de neler yaşandığını da bize biraz anlatabilir misiniz?
Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ 2007 yılında protokolle devredilmesi sonrası İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının o dönem hazırladığı dönüşüm planına karşı Haydarpaşa’ya biz dava açtık. Sirkeci için ise TCDD idaresi dava açtı.
Çünkü hazırlanan planda Sirkeci Gar sahasında bir imar rantı elde edilemediği için bundan devletin cebine, idarenin cebine bir rant girmeyeceği için planın yönünde dava açtı ve mahkemede TCDD kendisinin imza atıp protokolle devrettiği yere davasını kazanmış oldu.
Akabinde 2019 yılında Hazerfen adlı bir firmaya Haydarpaşa ve Sirkeci Garı’nda toplam 29 bin metkarelik alanı yine kültür ve sanat amacıyla kullanılmak amacıyla bir kiralama yapmışlardı; Sirkeci de 4 bin metrekareydi.
Buna karşı yine dayanışmanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin ilk yani yönetimi değişen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin açmış olduğu dava sonucu ihalenin ususu olduğuna karar ondan da kurtuldu.
Yılın son günlerinde Sabancıların büyük sermaye sahiplerinin Haydarpaşa alanında görülmesiyle aslında hengame çıktı. Herkes ne oluyor diye soru sormaya başladı. Burada tam olarak amaçladıkları ne?
Kültür Bakanı’nın söylediğine göre; diyor ki “Biz kültür sanatı yatırım yapmış beş tane sermaye grubunu Haydarpaşa’da yatırım yapmaları konusunda çağırdık, davet ettik.”
Kiralama yöntemine baktığımızda Kültür Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı’nın proje ortakları diyor. İsimleri geçmiyor kiralama protokolünde. Ama bu ortakların kimler olabileceği günde zaten Kültür Bakanı kendisi söylüyor. Biz bunları davet ettik buraya yatırım yapsınlar diye.
Ve biz de Güler Sabancı‘nın bizzat gelip alanda kiralamayı düşündüğü bölgeye yani Toprak Mahsulleri Ofisi silolarının olduğu bölgeye bakarak incelemelerde bulunduğunu elinde plan olduğunu gördük.
TCDD ile Kültür Bakanlığı arasındaki imzalanan protokole göre 80,5 milyar toplam 700 dönüm alan metrekareye aya böldüğünüzde aylık yanlış hesaplamazsam metrekaresi 300 liraya falan geliyor. Kadıköy’de hiçbir yere 300 liraya metrekaresini kiraya vermezler. Sudan ucuza kiralanmış. Acaba ikinci bir kiralamayı Kültür Bakanlığı yaparken buradan para mı kazanmayı düşünüyorlar? Onu bilemiyorum.
