Millî Eğitim Bakanlığı’nın 12 Mayıs 2026 tarihinde açıkladığı müfredat değişikliklerinden birini beğendim: Artık ders kitaplarında Coğrafi Keşifler yerine Sömürgeciliğin Başlangıcı ifadesi kullanılacak. Öyle ya, coğrafi keşifler şu an en uç noktada yaşadığımız açgözlülük ve talan kültürünün belki de sıfır noktası. Bir şeyin adını koymak ve görünür kılmak, mücadelenin başlangıcı. Öte yandan bir şey görmezden geliniyorsa,…
Kavramların hızla aşındığı, bilgili görünmenin çoğu zaman bilmekten daha fazla değer gördüğü bir çağda ‘aydın’ olmak ne anlama geliyor?
Geriye dönüp herhangi bir seneyi anımsamaya çalıştığımızda, resmin çoğunluğu bulanıkken, seyahat ettiğimiz günler pırıl pırıl parlar. Her gün ettiğimiz kahvaltıları birbirinden ayırt edemeyiz belki ama bilmediğimiz bir şehirde içtiğimiz kahveyi tüm detaylarıyla anımsayabiliriz. Seyahatler, kişisel tarihimizin önemli köşe taşları. Size imkân bulduğumda yapmayı sevdiğim bir seyahat türünden bahsetmek istiyorum: Yazarlarla veya kitaplarla şekillenen seyahat!
Ernest…
Konsantre olma kabiliyetimde ciddi bir düşüş, hızlı sıkılma eğilimimde belirgin bir artış var. Yalnız değilim; “artık kitap okuyamıyorum, bir filmi sonuna kadar izleyemiyorum” diyenlerin bini bir para. Bunlar önü alınmazsa okuma alışkanlığını kökünden dinamitleyecek değişimler.
Bir yandan da yapay zekâ araçlarını kullandıkça okuduğunu iyi anlayan, kendini iyi ifade edebilenlerin bu araçlardan ne kadar daha iyi…
Haldun Taner’in kelimelerinde hayat bulan o eski İstanbul beyefendiliği ve aydın sorumluluğu ise bugün bize rehberlik edecek başlıca kaynaklardan.
