Share This Article
Dünyaca ünlü fotoğraf ajansı Magnum Photos ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) ortaklaşa düzenlediği Magnum İstanbul’da: İnsan Hakları – Olanlar Olmayanlar sergisi, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde Bulgur Palas’ta kapılarını ziyaretçilere açtı.
Küratörlüğünü ünlü Türk fotoğraf sanatçısı Emin Özmen’in üstlendiği bu anlamlı sergi, insan haklarının tarihsel ve evrensel önemine dikkat çekiyor.
Sergi, 45 uluslararası fotoğrafçının toplam 90 çarpıcı eserini bir araya getiriyor. Fotoğraflar, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 30 maddesine atıfta bulunarak, insan hakları kavramını geçmişten günümüze ve geleceğe dair tartışmalarla ele alıyor.
Magnum İstanbul’da: İnsan Hakları – Olanlar Olmayanlar, insan haklarının korunması, ihlalleri ve evrenselliği üzerine sorgulamalar yaparak, “İnsan nedir ve hangi haklara sahiptir?” sorusunu yeniden gündeme taşıyor.

Tarihî bir yapıda kültürel bir buluşma
Toplumların yüzyıllardır sorduğu bu soru, İkinci Dünya Savaşı’na kadar uluslararası düzeyde ciddi bir şekilde ele alınmamıştı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 10 Aralık 1948’de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, tüm insanlık için bir ortak ideal standardı olarak bu soruya net bir cevap sunar: “Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdanla donatılmışlardır, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışı içinde davranmalıdırlar.” Bu nedenle herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi ya da başka bir görüş, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğum ya da başka bir statü gibi hiçbir ayrım gözetilmeksizin, bu bildirgede belirtilen tüm hak ve özgürlüklere sahiptir.

Bu bildirgede tanımlanan insan hakları farklı kategorilere ayrılmıştır. Yaşam hakkının korunmasından, işkence yasağı ya da keyfi tutuklanmaya karşı koruma gibi temel haklardan başlayarak; düşünce, toplantı ve din özgürlüğü gibi özgürlüklere; çalışma, eğitim, sağlık, gıda ve kültürel haklar gibi ekonomik ve sosyal haklara kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsar. Evrensel Beyanname yasal olarak bağlayıcı bir belge olmasa da, insan hakları için bir “proje” taslağı olarak, günümüzde pek çok bağlayıcı uluslararası sözleşmenin temelini oluşturmuştur.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilmesinin üzerinden neredeyse sekiz on yıl geçti. Ancak metin, güncelliğini hiçbir şekilde yitirmedi. 21. yüzyılda, soykırım, işkence ve azınlıkların baskı altına alınması gibi durumların devam ettiği bir dünyada, insan haklarını koruma çabalarının neden başarısız olduğu sorusu hala önemini koruyor. Bu nedenle, her bireyin temel haklarının daha geniş bir kitle tarafından anlaşılmasını sağlamak, özellikle genç nesillere ulaşmak için eğitimsel bir görev olarak devam etmektedir.

Sergi, önde gelen uluslararası fotoğrafçıların dünyanın çeşitli ülkelerinde ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 30 maddesinin mevcut olduğu yaklaşık 90 fotoğraftan oluşuyor.
70 yıllık birikimin çıktıları
Sergideki fotoğraflar, 1947 yılında kurulan Magnum Photos Ajansı’nın arşivinden seçilmiş ve insan haklarının evrenselliğini belgelemeyi amaçlamıştır. Bu görüntüler, hem insan hakları konusunun tartışılmasına bir zemin hazırlamak hem de bu tartışmanın merkezi olmak ve 21. yüzyılda insan haklarının anlamını yeniden kamuoyuyla paylaşmak için birer belge olarak sergilenmektedir.
Serginin ev sahibi Bulgur Palas, 20. yüzyıl İstanbul sivil mimarisinin en dikkat çekici örneklerinden biri olarak biliniyor. Kocamustafapaşa Tepesi’nde yer alan bu etkileyici yapı, Bolulu Mehmet Habib Bey tarafından 1912’de inşa edildi. Osmanlı Bankası arşivi ve konutu olarak da kullanılan yapı, 2021 yılında İBB tarafından satın alınarak restore edildi. Şubat 2024’te kültür ve sanat yaşamına kazandırılan Bulgur Palas, artık hem kütüphane hem de çok amaçlı etkinlik merkezi olarak İstanbullulara hizmet veriyor.

Sergide fotoğrafları yer alan sanatçılar arasında Alec Soth, Bruce Davidson, Cristina de Middel, Elliott Erwitt, Emin Özmen, Martin Parr, Paolo Pellegrin, Raymond Depardon ve daha birçok önemli isim bulunuyor. Ajansın 70 yılı aşkın birikimi ve vizyonu, sergiye özel seçkilerle İstanbullulara sunuluyor.
1947’de Robert Capa, Henri Cartier-Bresson, George Rodger ve David Seymour tarafından kurulan Magnum Photos, fotoğrafçılığın sanatsal ve belgesel gücünü yansıtan bağımsız bir ajanstır. İnsan hikâyelerine odaklanan ajans, 70 yılı aşkın süredir fotoğrafçılık alanında yenilikçi çalışmalarıyla öncü olmayı sürdürüyor.
