Share This Article
Bu podcast serimizde, “yaratıcı emeğin yalnızlığına” odaklanacak ve konuklarımıza meslek hayatlarında yalnızlık duygusunu nasıl deneyimlediklerini soracağız. Bu bölümde konuğumuz mimarlık alanında doktorasına devam eden ve part time öğretim görevlisi olarak çalışan Selin Güngör.
Selin, iç mimarlık ve çevre tasarımı alanında lisans eğitimini tamamladıktan sonra, yüksek lisansını mekan ve kimlik ilişkilerine odaklandığı teziyle, iç mimarlık alanında tamamlıyor. Lisans eğitimi sırasında Japonya’da uluslararası bir öğrenci projesine katılarak kültürlerarası bir tasarım deneyimi yaşıyor ve Erasmus+ Programı kapsamında Fransa’da iç mimarlık dersleri alıyor. Şu anda mimarlık alanında doktora eğitimine devam eden konuğumuz, araştırmalarını mimarlık ve iç mimarlık kuramı, mekân ve kimlik, sanat ve tasarım tarihi, toplumsal cinsiyet ve mekân gibi konular üzerinde yoğunlaştırıyor.
MERAL TOSUN: Bugünün ekonomik koşullarını düşündüğümüzde bir doktora öğrencisi bu hayatla nasıl baş eder? Bu koşullarla nasıl baş eder?
SELİN GÜNGÖR: Yani doktora yaparken hani bir yandan çalışmak bir tek tam zamanlı olarak araştırma görevliliğinde mümkün gibi. Çünkü çalıştığınız kurumdan izin alabiliyorsunuz o derslere giderken.
Yani ekonomik olarak alınan maaş belki çok çok kötü olmayabilir. Hani birçok mesleğe göre eee yine görece iyi bir maaş olabilir. Fakat bir şeyler yapmaya vaktiniz kalmıyor bu sefer
Biraz önce bir video izledim. Şey diyor yani ilk defa bir nesil ailelerin diyor daha fakir geçirecek hayatlarını gibi bir yorum yapmıştı. Hani bizden öncekiler çok daha konforlu, önünü görerek gidiyorlardı ama bizde işler biraz dediğin gibi senin fluştı. Peki madem buradan girdik, bu süreçler senin psikolojini nasıl etkiliyor? Bir de kaygı bozukluğun falan var dedim. Bunlarla nasıl baş ediyorsun?
Yani yeni doğmuş bir bebek gibi oluyorsun akademide. Ya ilk işin çok heyecanlısın. Etrafın akademisyenler dolu. Çok heyecanlanıyorsun ama fark etmeden kendine iyi bakmadığın, kendini çok Çok yıpratt şey ne demek? Sabah 9’dan gece 11’e kadar çalışıyordum ben. Ya bu ne demek ya? Benim böyle işte stresten saçım döküldü. Sonra yeniden çıktı neyse ki zamanda bırakınca bir şeyleri. Daha sonra tabii ben 5 yıl aynı kurumda çalıştıktan sonra bazı yani akademik olarak tükenmişlikler yaşamaya başladım.
İnanılmaz şeyler söyledin. Peki şimdi nasılsın?
Yani şöyle hala mesela bu konularla ilgili düşünürken, konuşurken kırılgan hissediyorum.
Bir asistan nelerle ilgili mücadele verir? Meslek hayatı?
Evet. En büyük mücadelelerden bir tanesi aciliyet kültürüyle savaşmak. Hemen bunu yap. Yani senin araştırmanın, ne bileyim işte günlük hayatında yaşadığın zorlukların falan hiçbir önemi yok. Önemli olan tek şey acilen benim işimi halletme.
Bölümün devamını Spotify ve YouTube kanalları üzerinden dinleyebilirsiniz.
