Aldous Huxley, dünyadaki tüm dinlerin evrensel inançlar ve deneyimlere dayandığını savunuyordu. Peki, haklı mıydı?
Aldous Huxley, kaleme aldığı “Algının Kapıları” ve onun devamı niteliğindeki “Cennet ve Cehennem”de, günümüzün revaçta olan ve neoliberal sistemin ustalıkla paketleyip pazarladığı mistisizm ve kendinden geçme eylemini, biraz merak biraz da deneysel manada gerçekleştirerek kayıt altına alıyor.
