Uzun süredir hem dünyada hem de Türkiye'de tartışılan bir konu "dinden uzaklaşma"... Sadece ülkemizdeki siyasal islamcıların 'dertlendikleri' bir mesele değil; benzer bir mesele Avrupa'da Protestan ve Katolik din kurumlarının da gündeminde.
Benzer eğilimlerin İslam coğrafyasında da artarak güçlendiğini söylemek mümkün. Bütün yaygın inanç sistemlerinin gündeminde olan bir konu bu aslında. Çağın ruhunun bir sonucu olduğu…
Ticaret savaşlarından para sistemlerine, borçtan emtiaya uzanan bu dalgalı zeminde, görünürdeki krizlerin ardında daha derin bir hesaplaşma var. Gürültünün içindeki asıl fay hatlarına yakından bakalım…
Empatinin kutsandığı bir çağda, duygudaşlığın ardına gizlenen kibri ve üstenci bakışla karşı karşıyayız. Acının, duyarlılığın ve dayanışmanın içinin nasıl boşaltıldığını; bakmanın, hissetmekten neden daha sahici bir başlangıç olabileceğini yeniden hatırlamamız gerekiyor…
Akademiden sivil topluma kadar pek çok alanda, sayılar ve raporlar gerçeğin yerini alırken, içerik yerini gösterişe bırakıyor.
