Ekonomik belirsizlik, toplumsal çürüme ve gençlerin geleceksizliğe mahkum edilmesi, suça eğilimi tetikleyen ana etkenler arasında. Bu tablo, toplumsal ve siyasal yozlaşmanın derinleştiği tehlikeli bir dönemi işaret ediyor.
Türkiye’de giderek artan şiddet olgusu yakıcı bir sorun haline dönüştü. Ekonomik kriz ve sosyal sorunların etkisiyle artan şiddet vakalarını, şiddetin ve değerler mekanizmasının neye evrildiğini klinik psikolog Hilal Bebek ile konuştuk.
21. yüzyılın ilk çeyreğinin bitmesine sayılı günler kala, Türkiye’de kadınların ve çocukların en büyük dileği hâlâ ölmemek, şiddete ve istismara maruz kalmadan yaşayabilmek. Kadın ve çocuklara yönelik şiddet ve istismarı önlemek için bu yüzyılın ikinci çeyreğinde nasıl bir yol yürümek gerekir? Biz sorduk, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Genel Başkanı Müjde Tozbey yanıtladı.
Türkiye’de milyonlarca insan, temel yaşam standartlarından uzak bir hayat sürmek zorunda kalıyor. Artan hayat pahalılığı, toplumun geniş kesimlerinde derin bir ekonomik ve sosyal anksiyeteye yol açıyor. Hayat ne kadar pahalılaşırsa, tükettiğimiz gıdalar o kadar pahalılaşıyor. Gıdalar ne kadar pahalılaşırsa, o kadar da kalitesizleşiyor! Türkiye’de gıdanın hüzün verici hikâyesini Gıda mühendisi Zeynep Pehlivanküçük ile konuştuk…
#1 | Şiddet ve suç sarmalının içinde yolunu kaybetmiş bir ülke
#2 | ‘Değersizlik ve adaletsizlik güç istenci ile birleşince, insanı şiddete daha meyilli hale getiriyor’
#3 | ‘Şiddetle büyüyen çocuk ya şiddeti öğrenir ya kendini kurban görür’
#4 | Sistematik suça dönüşen gıda fiyatlarına bir bakış
#5 | Sosyal medyadan ‘yeni tip mafya’ profili…
