İsyan, İnanç ve İmge: Tolstoy’un sessizliği, Dostoyevski’nin çığlığı
19. yüzyıl Rus edebiyatı, insanlık durumuna dair derin bir sorgulamanın estetik ve tarihsel zeminini oluşturuyor. Heinrich Mann ve Georg Lukács’ın izinden giderek, başta Dostoyevski olmak üzere klasik Rus yazarlarının Batı Avrupa düşün dünyası üzerindeki etkisine ve edebi gerçekçiliğin evrensel boyutlarına odaklanıyoruz. Klaus Städtke ve Helmut Grasshoff ise ideallerle yoğrulmuş bir edebi geleneğin düşünsel derinliğine kapı aralıyor.
WordPress sitenizde gömmek için bu adresi kopyalayıp yapıştırın
Bu kodu sitenize gömmek için kopyalayıp yapıştırın